WEB 3.0 ve YENİ İNTERNET ANLAYIŞI

CEO at Metaentry – nihatozkurt91@gmail.com

Teknolojinin hızla ilerlediği günümüz dünyasında, sanal dönüşüm, mühendislik ve teknoloji alanlarında devrim niteliğinde değişimler yaşanmaktadır. Bu dönüşümün en dikkat çekici unsurları arasında Web 3.0, Sanal (Dijital) İkizler ve Metaverse bulunmaktadır.
Bu yazıda, söz konusu kavramların ne oldukları, nasıl geliştikleri ve mühendislik dünyası ile nasıl bütünleşebilecekleri üzerinde durulacaktır.
Bu teknolojik gelişmeler, yalnız mühendislik ve teknoloji alanlarını değil, iş dünyası ile eğitim ve sosyal etkileşimleri de derinden etkilemektedir.

  1. WEB’İN EVRİMİ VE WEB 3.0’IN ÖZELLİKLERİ
    Web 1.0, internetin ilk zamanlarındaki durgun (statik) web dönemidir. Bu dönemde kullanıcılar web ara yüzleri ile etkileşimde bulunamazlar, yalnızca firmaların sergilediği bilgileri görüntüleyebilirlerdi.
    Web 2.0 ise hala günümüzde de kullandığımız, hareketli (dinamik) web diye adlandırılan internetin ikinci evresidir. Burada kullanıcılar içerikler ile etkileşimde bulunabilir, içerik yayınlayabilir ve birbirleri ile iletişim kurabilirler.
    Web 3.0, internetin üçüncü nesli olarak tanımlanır ve Web 1.0 ve Web 2.0 internet dönemlerinden farklı olarak, daha akıllı ve etkileşimli bir internet deneyimi sunmaktadır.
    Bu yeni nesil internet, semantik (anlamlı) web teknolojileri ve yapay zeka destekli algoritmaların bütünleşmesi ile kullanıcıların internet üzerinde daha anlamlı ve zenginleştirilmiş deneyimler yaşamasını sağlar. Web 3.0, aynı zamanda internetin merkezi olmayan bir yapıya doğru evrimleşmesini ve kullanıcıların veri üzerinde daha fazla denetim sağlamasını olanaklı kılar.
    Web 3.0’ın en belirgin özelliklerinden biri, veri ve içeriğin semantik olarak işlenmesi ve yorumlanmasıdır. Bu, makinaların öğrenimi ve yapay zekâ teknolojilerinin kullanımı ile olanaklı hale gelmiştir. İnternet, artık yalnız bilgi sağlamakla kalmamakta, aynı zamanda kullanıcıların gereksinimlerine ve isteklerine göre kişiselleştirilmiş içerikler sunmaktadır. Bu da, kullanıcıların aradıkları bilgiye daha hızlı bir şekilde ulaşmalarını sağlamakta ve internet deneyimini daha zengin, verimli ve etkileşimli hale getirmektedir.
    Web 3.0’ın bir diğer önemli özelliği, blok zincir (block chain) teknolojisi ile bütünleşmesidir. Blok zincir, internetin güvenliği ve saydamlığı açısından önemli bir gelişme olarak kabul edilir. Bu teknoloji, kullanıcı verilerinin merkezi olmayan bir şekilde saklanmasını ve işlenmesini sağlayarak, veri güvenliği ve gizliliği konusunda yeni standartlar ve olanaklar getirmektedir. Ayrıca, akıllı sözleşmeler gibi blok zincir tabanlı veya benzeri uygulamalarla, internet üzerindeki ticari işlemler ve iletişimler daha güvenli ve şeffaf bir hale gelmektedir.
    Web 3.0, ayrıca internetin daha etkileşimli ve kullanıcı odaklı olmasına olanak sağlayan Artırılmış Gerçeklik (AR- Augmented Reality) ve Sanal Gerçeklik (VR – Virtual Reality) teknolojileri ile de bütünleşmektedir. Web 3.0, kullanıcıların internet üzerinde daha farklı ve etkileşimli deneyimler yaşamasını sağlayarak, eğitimden, sağlık hizmetlerine, eğlenceden iş dünyasına kadar pek çok alanda yeni fırsatlar yaratmaktadır.
  2. WEB 3.0’IN MÜHENDİSLİK VE TEKNOLOJİYE ETKİLERİ
    Web 3.0, mühendislik ve teknoloji dünyasında büyük değişikliklere yol açacak bir gelişmedir. Bu yeni internet dönemi, daha akıllı ve etkileşimli sistemlerin geliştirilmesini sağlayarak, mühendislik uygulamalarını değiştirmekte, yönlendirmekte ve teknolojik yeniliklere yol açarak onları önemli ölçüde ve olumlu yönde etkilemektedir.
    3.1 İnovasyon ve Yenilikçilik
    Web 3.0’ın getirdiği yenilikler arasında, blok zincir teknolojisi, yapay zekâ, makinaların öğrenimi ve büyük veri analizi bulunmaktadır. Bu teknolojiler, ürün tasarımından üretim süreçlerine, proje yönetiminden lojistik operasyonlarına kadar mühendislik uygulamalarını yeniden şekillendirmektedir. Yapay zekâ ve makina öğrenimi algoritmaları, karmaşık mühendislik problemlerinin çözümünü kolaylaştırmakta, verimliliği ve doğruluğu artırmakta, otomatize edilmiş tasarım ve analiz süreçlerini olanaklı kılmaktadır.
    3.2 Veri Güvenliği ve Gizlilik
    Blok zincir teknolojisi, mühendislik ve teknoloji alanlarında veri güvenliği ve gizliliğine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu teknoloji, kullanıcı verilerinin daha güvenli, saydam ve dışarıdan değiştirilmesi olasılıklarına karşı dirençli bir şekilde saklanmasını sağlar. Özellikle, nesnelerin interneti (IoT- Internet of Things) olarak adlandırılan akıllı endüstriyel cihazların uygulamalarında ve akıllı şehir projelerinde, blok zincir tabanlı güvenli veri depolama ve işleme yöntemleri, önemli ölçüde veri güvenliği ve gizliliği gerektirdiğinden, bu konularda yeni çözümler yaratılmakta ve uygulamaya konulmaktadır.
    3.3 Sürdürülebilirlik ve Enerji Yönetimi
    Web 3.0, sürdürülebilir mühendislik ve enerji yönetimi konularında da yeni kapılar açmaktadır. Blok zinciri ve akıllı sözleşmeler, enerji tüketimini izleme, dağıtım ve tedarik zinciri yönetiminde daha saydam ve etkili süreçlerin oluşturulmasına olanak tanımaktadır. Ayrıca, bu teknolojiler, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye girmesi ile enerji verimliliği projelerinde de etkili araçlar olarak kullanılmaktadır.
    3.4 Endüstri 4.0 ve Sanal Dönüşüm
    Web 3.0, Endüstri 4.0’ın temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Akıllı fabrikalar, otonom robotlar ve sanal ikizler gibi kavramlar, Web 3.0 teknolojileriyle bütünleşerek, üretim süreçlerini daha verimli, esnek ve otomatize duruma getirmektedir. Bu uygulamalar, üretim maliyetlerinin azaltılmasına, ürün niteliğinin artırılmasına ve işletme verimliliğin iyileştirilmesine katkı sağlamaktadır.
  3. SANAL İKİZLER
    4.1 Sanal İkizlerin Tanımı ve Tarihsel Gelişimi
    Sanal İkizler, fiziksel varlık ve olguların – insanlar, makinalar, sistemler ve süreçler gibi – sanal ortamda yaratılan ve sürekli güncellenen simge ve sembolleri şeklindeki kopyalarıdır. Bu kavram, gerçek dünyadaki varlıkların sanal kopyalarını oluşturarak, bu varlıkların gerçek zamanlı irdelenmesi, izlenmesi ve denetimi için kullanılan bir teknolojidir. Sanal ikizler, gerçek dünya verileriyle beslenen ve sürekli olarak güncellenen her an değişebilen yazılım modelleri aracılığıyla, fiziksel dünyadaki karar verme süreçlerini destekler ve en uygun duruma getirirler.
    Sanal İkiz kavramı, ilk olarak 2002 yılında Dr. Michael Grieves tarafından tanıtılmıştır. O zamandan bu yana, özellikle Endüstri 4.0’ın yükselişi ve Nesnelerin İnterneti teknolojilerinin gelişimi ile bu kavram, giderek daha fazla önem kazanmıştır. Sanal ikizler, başlangıçta havacılık ve otomotiv endüstrilerinde ürün yaşam döngüsü yönetimi için kullanılmış, ancak zamanla, sağlık hizmetleri, şehir planlaması, enerji yönetimi ve üretim gibi birçok alana yayılmıştır.
    4.2 Sanal İkizlerin Bileşenleri ve İşlevselliği
    Bir sanal ikizin oluşturulması, işlevinin üstlenileceği fiziksel varlığın ayrıntılı bir sanal modelini gerektirir. Bu model, varlığın geometrisi, malzemeleri, mekanik ve elektronik özellikleri ile çalışma ve üretme yöntemi ve verimi gibi çeşitli özellikleri içerir. Her yönden ikizinin bir kopyası gibi çalışan sanal ikizler, yapılanmalarını sensörler ve diğer veri toplama araçları aracılığıyla toplanan gerçek zamanlı verilerle birleştirerek, varlığın anlık durumunu gözlemleyerek, onun çalışma verimini artırmayı ve var olan veya olası sorunlarını giderebilme olanağı yaratır. Bu veriler, mühendislerin, tasarımcıların, işletmecilerin ve kullanıcıların daha bilinçli kararlar almasına, süreçleri en uygun duruma getirmesine ve olası sorunları, arızaları önceden kestirmesine olanak tanır.
    4.3 Sanal İkizlerin Uygulama Alanları
    Sanal ikizler, birçok üretim dalından sağlık hizmetlerine, şehir planlamasından enerji yönetimine kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Örneğin, üretim tesislerinde makinaların ve üretim hatlarının sanal ikizleri, verimliliği artırmak ve en uygun ve doğru zamanlı bakım süreçlerini oluşturmak için kullanılmaktadır. Sağlık sektöründe kullanılan hastaların sanal ikizleri, hastalıkların tanısı ve uygulanacak iyileştirme yöntemi ve doz planlamasında önemli bir rol oynamaktadır. Şehirlerin sanal ikizleri ise, trafik akışını yönetmek, enerji tüketimini verimli kılmak ve acil durum yönetimi planlarını geliştirmek için kullanılmaktadır.
    4.4 Sanal İkizlerin Oluşturulma Yöntemleri
    4.4.1 Geleneksel Yöntemler ve Modern Yaklaşımlar
    Sanal ikizlerin oluşturulması süreci, geleneksel CAD (Bilgisayar Destekli Tasarım) yazılımlarından başlayarak, günümüzdeki ileri tarama teknolojilerine ve yapay zekâ uygulamalarına kadar uzanır. Geleneksel yöntemler, genellikle elle yapılan ayrıntılı modellemeleri içerir ve bu, zaman alıcı ve yoğun emek isteyen bir süreçtir.
    4.5 3D Tarama ve Modelleme Teknolojileri
    3D tarama teknolojileri, sanal ikizlerin oluşturulmasında kilit rol oynar. Bu teknolojiler, fiziksel nesnelerin yüzey geometrisini yüksek duyarlılıkla tarayarak sanal bir model oluşturur. Bu amaçla, lazer tarama, fotogrametri ve yapısal ışık taraması gibi çeşitli yöntemler kullanılır. Bu tarama işlemleri, nesnelerin boyutlarını, şekillerini ve bazen yüzey özelliklerini ayrıntılı bir şekilde yakalar. Ardından, bu veriler 3D modelleme yazılımları kullanılarak sanal ikizlere dönüştürülür. Sanal ikiz gereksiniminin hızla artması sonucu gerçekçi tarama teknolojileri de hızla gelişti. Artık, içerisinde yüzlerce kamera ve sensör olan tarama kabinleri ile fiziksel varlıkların sanal kopyaları saniyeler içerisinde taranarak bir kaç dakika içerisinde sanal ortamlara aktarılabilmektedir.
    4.6 Sensör Teknolojileri İle Nesnelerin İnternetinin Bütünleşmesi
    Sanal ikizlerin gerçek zamanlı veri ile beslenmesi, sensör teknolojileri ve Nesnelerin İnterneti aygıtları ile yapılabiliyor. Bu sensörler, parçaların çalışma durumları, sıcaklık, basınç, titreşim gibi çeşitli değişkenleri izler ve bu veriler sanal ikizlerle eşleştirilir. Bu eşleştirme yoluyla, sanal ikizlerin anlık durumları ve çalışmaları yansıtılarak, daha doğru analizler ve ön kestirimler yapılabilir.
    4.7 Yapay Zekâ ve Makina Öğrenimi
    Yapay zekâ (AI – Artificial Intelligence) ve makina öğrenimi (ML- Machine Learning), sanal ikizlerin gelişiminde önemli bir rol oynar. Bu teknolojiler, toplanan büyük verileri irdeleyerek, sanal ikizlerin çalışma verimi ve benzer davranışını oluşturmakta kullanılır. AI ve ML algoritmaları sanal ikizlerin sürekli öğrenmesini ve kendilerini güncellemesini sağlar, bu da daha kesin ön kestirimler ile daha hızlı ve etkili karar verme süreçlerine olanak verir.
  4. SANAL İKİZLERİN UYGULAMALI ÖRNEKLERİ VE KULLANIM ALANLARI
    5.1 Endüstriyel Uygulamalar
    Endüstriyel alanda sanal ikizlerin kullanımı, üretim süreçlerinin verimliliğini artırmak, bakım gereksinimini öngörmek ve üretim hatası risklerini azaltmak için giderek daha yaygın hale gelmektedir. Örneğin, bir otomobil üreticisi, araçların her bir parçasının sanal ikizini oluşturarak, montaj sürecinde oluşabilecek hataları önceden saptayabilir veya uzun süre kullanım sonrasında hangi parçaların yorulacağını öngörebilir.
    5.2 Enerji Sektörü
    Enerji sektöründe, özellikle rüzgâr türbinleri ve enerji santralleri gibi büyük ölçekli tesislerin sanal ikizleri, tesisin verimini izlemek ve en uygun çalışma fırsatlarını belirlemek için kullanılır. Sanal ikizler sayesinde, tesis operatörleri, gerçek zamanlı verileri kullanarak, tesisin verimliliğini artırabilir ve bakım süreçlerini daha etkin bir şekilde planlayabilir.
    5.3 Sağlık Hizmetleri
    Sağlık sektöründe, hastaların sanal ikizleri, hastalıkların daha erken aşamada tanısını yapılabilmek ve kişiye özel iyileştirme planları geliştirmek için kullanılmaktadır. Örneğin, bir hastanın kalp fonksiyonlarının sanal ikizi, doktorların kalp rahatsızlıklarına daha erken aşamada tanı koymalarını ve hastalığın iyileştirilmesi için uygulanacak yöntem ve programların en uygun olanlarını bulup bunların uygulanmasını sağlayabilir.
    5.4 Akıllı Şehir Uygulamaları
    Akıllı şehirlerde, şehrin sanal ikizi, trafik akışını yönetmek, acil durum hizmetlerini eş zamanlı yürütmek ve en uygun ve doğru şehir planlamasını oluşturmak için kullanılabilir. Bu sanal ikizler, şehirdeki tüm kritik altyapı elemanlarının yollar, köprüler, binalar ve hatta kanalizasyon sistemleri gerçek zamanlı verilerle sürekli olarak güncellenen sanal benzerlerini içerdiğinden çevreye her hangi zararlı bir etkisi olmadan çalışmaların yürütülebilmesi olanak tanır.
    5.5 Ürün Geliştirme ve Test Süreçleri
    Sanal ikizler, ürün geliştirme amacıyla veya yeni ürünlerin tasarımı ile test süreçlerini hızlandırmak için kullanılır. Örneğin, bir havacılık şirketi, yeni bir uçak motorunun sanal ikizini kullanarak, fiziksel ön üretimi yapmadan önce, motorun verimini ve dayanıklılığını sanal ortamda test edebilir.
  5. SANAL EVREN (METAVERSE) VE GELECEĞİN SANAL DÜNYASI
    Sanal evren, artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojilerinin birleşiminden doğan, kullanıcıların çevreyle ve diğer unsurlarla etkileşimli olabildikleri ve üç boyutlu sanal dünyalarda gezinebildikleri, çalışabildikleri, oyun oynayabildikleri veya sosyalleşebildikleri bir olgudur. Bu terim, ilk olarak Neal Stephenson’un “Snow Crash” romanında ortaya çıkmış olup, zamanla teknolojinin gelişimiyle birlikte gerçek dünyada da uygulanabilir bir hale gelmiştir.
    6.1 Sanal Evren’in Teknolojik Yapısı ve Bileşenleri
    Sanal evren, çok sayıda teknolojinin bütünleşerek birlikte işletilmesi ile yaratılabilmektedir. Bu teknolojiler arasında sanal gerçeklik (VR) başlıkları, arttırılmış gerçeklik (AR) gözlükleri, 3D holografik avatarlar, video konferans sistemleri ve blok zinciri teknolojileri de yer alır. Bu bileşenler, kullanıcılara sanal dünyalarda zengin ve gerçekçi bir deneyim sunmayı sağlar. VR başlıkları, kullanıcılara tamamen sanal bir ortamda bulunma hissi verirken, AR teknolojisi, gerçek dünyanın üzerine sanal görseller ekleyerek etkileşimleri zenginleştirebilir. Üstelik bu üstün teknolojiler olmadan da doğrudan bilgisayardan veya akıllı telefondan da bu ortamlara katılabilmek olasıdır.
    6.2 Sanal Evren’in Sosyal ve Ekonomik Etkileri ve Geleceği
    Sanal evren, yalnızca teknolojik bir yenilik olmanın ötesinde, sosyal ve ekonomik etkileriyle de dikkat çekmektedir. Sanal dünyalarda oluşturulan topluluklar ve etkileşimler, sosyal dinamikleri yeniden şekillendirmektedir. Ayrıca, sanal evrende oluşturulan ekonomik sistemler, gerçek para birimleriyle takas edilebilen sanal varlıklar ve hizmetler sunmaktadır. Bu, yeni iş fırsatları yaratmakta ve ekonomiyi genişletmektedir.
    Sanal evren, eğitimden eğlenceye, iş dünyasından sosyal etkileşimlere kadar pek çok alanda uygulamalar barındırır. Eğitimde, öğrencilere karşılıklı etkileşimli öğrenme deneyimleri sunarak, öğrenme süreçlerini zenginleştirir. İş dünyasında, uzaktan çalışma ve sanal toplantılar için yeni alanlar yaratır. Eğlence sektöründe ise, sanal konserler, sanat sergileri ve interaktif oyunlar gibi yeni deneyimler sunar. Sanal evren, ayrıca, mimariden şehir planlamasına kadar pek çok alanda tasarım ve benzeştirme çalışmalarına olanak tanır.
  6. SONUÇ
    Bu yazıda temel olarak, sanal dönüşümün önemli unsurları olan Web 3.0, sanal ikizler ve sanal evren konuları ele alınmıştır. Web 3.0, daha kişiselleştirilmiş ve güvenli bir internet deneyimi sunarken, sanal ikizler, fiziksel varlıkların sanal kopyalarını oluşturarak, mühendislikten sağlık sektörüne kadar pek çok alanda devrim yaratmaktadır. Sanal evren ise, sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin sınırlarını zorlayarak, kullanıcılara yeni etkileşim ve deneyim alanları açmaktadır. Bu teknolojilerin birleşimi, hem iş dünyası hem de sosyal yaşam açısından yeni ufuklar sunmaktadır. Bu sanal dönüşüm döneminde, sürekli gelişen ve değişmekte olan dünyaya ayak uydurmak gerekmektedir. Bu konuda mühendislerin katkısı büyük önem taşımaktadır. Bu teknolojileri anlamak, uygulamak ve geliştirmek, hepimizin geleceğini şekillendirecek ve ülkemizin yeni teknoloji çağındaki yerini güçlendirecektir. Bu nedenle, meslektaşlarımı ve sektördeki tüm profesyonelleri, bu yenilikçi teknolojilerin potansiyelinden yararlanmaya ve sanal dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyorum. Geleceğin mühendislik ve teknoloji dünyasını birlikte şekillendirelim.
    KAYNAKÇA
    1. Tao, F., Zhang, H., Liu, A., & Nee, A. (2019). “Digital Twin in Industry: State-of-the-Art”. IEEE Transactions on Industrial Informatics, 15, 2405-2415. DOI: 10.1109/TII.2018.2873186.
    2. Hendler, J. (2008). “Linked Data, Web 3.0 and the Semantic Web”. DOI: 10.1109/SKG.2008.102.
    3. Ante, L. (2021). “Digital Twin Technology for Smart Manufacturing and Industry 4.0: A Bibliometric Analysis of the Intellectual Structure of the Research Discourse”. Manufacturing Letters, 27. DOI: 10.1016/j.mfglet.2021.01.003.
    4. Zallio, M., & Clarkson, P. (2023). “Metavethics: Ethical, Integrity and Social Implications of the Metaverse”. DOI: 10.54941/ahfe1002891.
    5. Kaarlela, T., Pitkäaho, T., Pieskä, S., Padrão, P., Bobadilla, L., Tikanmäki, M., Haavisto, T., Blanco Bataller, V., Laivuori, N., & Luimula, M. (2023). “Towards Metaverse: Utilizing Extended Reality and Digital Twins to Control Robotic Systems”. Actuators, 12, 219. DOI: 10.3390/act12060219
İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ

YÜKSEKTE ÇALIŞMALARDA YATAY YAŞAM HATLARI

Yüksekte güvenli çalışmanın ayrılmaz parçası olan yatay yaşam hatları, toplu koruma tedbirlerinin alınamadığı veya yeterli olmadığı durumlarda tercih edilmesi gereken, yüksekte çalışan personelin düşme sonrası meydana gelebilecek olumsuz sonuçları, riski en aza indirmek için tasarlanmış sistemlerdir. Düşme riskini azaltmanın temelde iki unsuru, düşme önleme ve düşme durdurma olarak değerlendirilebilir. Düşme önleme sistemleri toplu koruma tedbirleri […]

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ

KAPALI ALAN (CONFINED SPACE) ÇALIŞMALARINDA İŞ İZİN SİSTEMİNİN (PERMIT TO WORK) UYGULANMASI

. GİRİŞKapalı alanlar (confined spaces), yapısal özellikleri ve sınırlı giriş-çıkış imkanları nedeniyle işçi sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler barındıran çalışma ortamlarıdır. Bu tür alanlar, yetersiz doğal havalandırmaları, toksik gaz birikimi, fiziksel engeller ve kurtarma zorlukları gibi çok çeşitli tehlikeler taşır. Endüstriyel tesislerden tarım alanlarına kadar pek çok sektörde rastlanabilen kapalı alanlar, iş kazası istatistiklerinde […]

Künye
Yerel Süreli Yayın
YAYIN TARİHİ
Kasım 2024
Cilt: 65 Sayı: 778
MMO ADINA SAHİBİ
Publisher
Yunus Yener
SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Executive Editor
Yunus Yener
YAYIN SEKRETERİ
Editorial Secretary
Ceren Yılmaz Aras
Yayın Kurulu
Editorial Board
S. Melih Şahin
Fuat Tiniş
Levent Çorbacıoğlu
C. SerdarSönmez
B. Oğuz Gürses
Serdar Uzgur
Aytekin Çakır
Dursun Çiçek
Hasan Kobakçı
Doğukan Karaca
İLAN ADRES
Advertising Representatives
yayin@mmo.org.tr
KAPAK VE SAYFA TASARIMI
Cover and Page Design
Muazzez Polat
TEKNİK SORUMLU
Technical Manager
Mehmet Aydın
YÖNETİM YERİ
Head Office
Meşrutiyet Cad. No: 19/6 Kızılay Ankara
Tel: +90 312 425 21 41
Fax: +90 312 417 86 21
E-posta: yayin@mmo.org.tr
Ağ: www.mmo.org.tr
BASKI YERİ
Printed by
Cem Web Ofset A.Ş.
Alınteri Blv. No. 29 Ostim - Ankara
Tel: +90 312 385 37 27
Basım Tarihi: 1 Kasım 2024
Baskı Sayısı: 15.000
TMMOB Makina Mühendisleri Odası yayın organı olan ve 1957 yılından itibaren yayımlanan (iki farklı isimle yayımlanmıştır.) Mühendis ve Makina dergisi, 2017 yılından itibaren Mühendis ve Makina Güncel ismiyle Makina Mühendisleri Odası üyelerine gönderilmektedir. Dergimizle ilgili detaylı bilgi almak için www.mmo.org.tr genel ağ adresinden yararlanabilirsiniz. Ayrıca telefon, faks veya e-posta yoluyla da bize ulaşabilirsiniz.
Bu web sitesi çerez kullanmaktadır
Sitemizin çalışması için gerekli olan çerezleri kullanıyoruz. Siteyi kullanmaya devam ederek bunları kabul etmiş olursunuz.
Bizi Takip Edin
MMO
TMMOB